Daha ne kadar mağdur olacağız ne bekliyoruz

Kodla Büyü
Arkadaşlar hala daha tek çözüm yolumuzun ders olduğu konusunda birlik olamıyoruz. Biz öğretmen olarak atandık. Computer science denen bir ders dünyada birçok ülkede var. Ülkemizin dijital okuryazarlığı zaten düşük. Kaldıki maarifte öğrenciden dijital ürün oluşturması bekleniyor. Ancak öğrenciler oyun oynamak ve sosyal medyada gezinmek dışında ellerindeki bilişim araçlarının fonksiyonlarından bihaber. Veri güvenliği, siber zorbalık....vs konularına girmiyorum bile. Bizim branşın hak kaybının temelinde derslerimize sahip çıkmamamız geliyor. Sendikalarla, yetkililerle konuştuğumuzda yüzümüze direkt denilen şey "Siz önce ne istediğinize karar verin" oluyor. Tamir isteyenler için mecbur bir teknik servis kadrosu oluşturulur merak etmeyin. Yapmamız gereken tek şey her sınıf ve her kademede zorunlu bilişim teknolojileri ve yazılım dersidir. Okulöncesinden liseye olacak şekilde. Biz ders konusunda gerekli etkiyi oluşturabilirsek sonraki adım merkezi sınavlarda bilişim teknolojileri ve yazılım dersinden soru çıkması olmalı. 5 soru bile çıksa bizim yerimiz çok farklı bir yerde olur. İçinde bulunduğumuz ruh halini anlıyorum. Ancak sürekli bahane bulup, hiçbirşey yapmayan arkadaşların ne yapmaya çalıştığını anlayabilmiş değilim. Ne olacak birgün Talim Terbiye Kurulu perisi gelip bize kaybettiğimiz ders ve itibarımızı geri mi verecek?
yahu siz hayal dünyasında yaşıyorsunuz yaaa vallahi ayakta alkışlıyorum sizi :DD::DD:D:D:D:D:
 
Ders olmadan norm olmayacağına göre ilk mücadele ders için, ikinci mücadele rehberlik gibi norm, üçüncü mücadele de birlikteliğimizi artırmak üzere olmalı. 1 ve 2 nin olmamasında da malesef 3 te çok başarı olduğumuz söylenemez
 
Daha ders mi yos mu konusunda bile anlaşamayan bir branş için fazla iyimser tablo çizilmiş. Yıllarca söyledik dilimizde tüy bitti ders varsa sende varsın ders yoksa bir hiçsin dedik. Öğretmenin asli görevi derstir arkadaşlar bunun üzerinden yürüyelim dedik ama dinletemedik. Kolay geldi tatlı geldi bazı arkadaşlara btr olmayacak bir rüyaya kapılıp bunun kadrosunu istediler. Sonuç olarak derste gitti elimizden btr nin hakları da dımdızlak ortada kaldık. Kimseyi suçlayamam hata arayamam ama şunu söylemeliyim bu branş ayağa kalkacaksa bu önce ders saatlerinin artmasıyla olacak. Birde artık kimse kimseyi birşey yapmıyor diye suçlamasın lütfen. Birşey yapanda klavyenin başına oturup 3-4 yere mesaj atıyor bu kadar. Evinden çıkıp valiliğin önüne kadar bile yürüyemediğin bir dönemden geçiyoruz. O 3-5 mesajı herkes atıyor zaten sen demesen bile merak etme. Bu branşta olup mağdur olmayan insan yok çünkü.
 
Yıllar yıllar önce ilk göreve başladığımda okulun rehber öğretmeni benden bir kaç yaş büyüktü çok ta samimiydik. Sürekli yanına giderdim, her gittiğimde de şikayetlenirdim. Müdür yrd. şöyle, müdür böyle, şu şöyle oldu bu böyle oldu. Sonra bir gün içeri girmek üzere odasının kapısını açar açmaz bana bağırır bir tonla "Oğlum yine şikayetlenmeye geliyorsan, gelme. Ya şikayetlerin için savaş ya ağlayıp duracaksan burası yeri değil" minvalinde bir şeyler söyledi. Girmedim tabi kapıyı kapattım çıktım. Eve gitmek üzere okuldan da çıktım. Eve gidene kadar iki otobüs değiştiriyordum, zaten. O gün eve gidene kadar otobüslerde neden böyle yaptığını düşündüm durdum. Ben ona ne yaptım ki dedim kendi kendime. Sonra bir an aydınlanma yaşadım. Dedim adam haklı... Şu ana kadar dertlerimi dinledi de ne oldu? Ben anlattım. Geçici rahatlama yaşadım. Ama problem oradaydı, çözülmemişti, geçmemişti.

O gün bu gündür;
1) Dostun acı söyleyenini severim. Bazen uyanmak için insanın ihtiyacı vardır ama o yükü kaldıracak dostu bulamaz.
2) Ortada beni rahatsız eden bir şey varsa gerekeni yaparım.

Velhasıl başlığın sahibi zümremize bunu daha önce yazdık yanlış anlaşıldık. Gelinen noktada seviniyorum. Zümremiz zincirlerini nihayet kırmış. Üzülüyorum. Bu kadar yıpranmadan(ben de çok çok yıprandıktan sonra kırabilmiştim, zordur bilirim.) o zincirler çok daha önce kırılmalıydı.
 
Bu sene başından itibaren yos görevini bıraktım. Şimdilik en büyük tepki yos almamak. Yos, kesinlikle çözüm değil. Yos'un norm ile bir alakası yok. Norm fazlası olunca, Yos bir işe yaramıyor . Kısa süreli bekletiyor sadece.Sadece şu an için bilişim branşını kullanıyorlar. İşler düzene girince bizi yine kenara atacaklar. E-sınavlarda yapıldığı gibi. Şu an e-sınavlarda her branş var ve bize artık görev çıkmıyor. Çıksa da gözetmen oluyoruz. Yos'u kurtarıcı olarak görenler, bir süre sonra 2. plana düştüğümüzü görecekler. Yüksek puanlarla bölüm okumuş insanları yıldırmak istiyorlar. Sanki diğer branşlar olmazsa olmaz da bilişim branşı günah keçisi oluyor. Bundan sonra da yapay zekayı bahane edip üstümüze gelecekler. Allah yardımcımız olsun. Tek çıkış yolu dersimizin olması ya da branşımızın matematik tarzı sayısal bir alana dönüşmesi.
 
Bakanliga gidip konustugunuzda neler diyorlar?Bir mudur yonetim bilisim sistemlerinden geliyor.Neden ortaokulun her sinifinda 2ser saat zorunlu degil dersiniz?Gerekceleri nedir?Okulumuzda 2 tane rehber ogretmen var.Odalari son model dösenmis, ellerinin altinda yazici bilgisayarlari var, derse girmiyorlar.Her donem 1 kere girip rehberlik yapiyorlar, okulda olay oldugunda mudahil olmuyorlar.
Bu ders cok mu onemli?
Adam interneti kesiyor, digeri uzaydan internet sagliyor.Ucak asker savasi bitti.Devir yazilim devri oldu.Biz oyun oynayarak yabanci sunuculara trilyonlari aktariyoruz.Oyun tasarim programlama isini lisede degil de ortaokulda versene.
 
Son düzenleme:
Kimsenin umudu kalmadı hocam. Bişeyler talep ettikçe elimizdekileri de alıyorlar. Yıllardır norm fazlasıyım. Şimdi de derslerimi 1 saate indirdiler. Yabancı dil sınıfında da hiç dersim yok. Bir arkadaşın dediğini gibi artık ne yapacağım diye düşünmeyi bıraktım, MEB düşünsün beni ne yapacağını..
mesleğin ilk yıllarında sunumlarınız çok işime yaramıştı beni büyük bi dertten kurtarmıştı, sınıf yönetimi konusunda çok rahatlamiştım hala tasarım olarak sunumlarınız güncelliğini koruyor çok çok faydasını gördük, burda logonuzu görünce bi teşekkür edeyim dedim burda olduğunuzu bile bilmiyormuşum çok teşekkürler hocam, hala flashımda sunumlarınız duruyor :D :):):):):):)
 
Destekleme ve yetistirme kurslarina "bilim ve teknoloji kurslari" ekleniyor.Kurs acabileceksiniz.
 
Son düzenleme:
Ben bu branşta şunu gördüm arkadaş; nasılsa birileri birşeyleri yapar, ben de hazıra konarım mantığı var. Çoğunluk maalesef elini taşın altına koymuyor!
 
Kalitesi bu denli düşük bir zümrenin mensubu olmaktan rahatsız olduğum kadar başka hiç bir şeyden rahatsız olmuyorum. Yaşanan sorunların temelinde de zaten bu kalitesizlikten başka birşey yok. Düzgün bir Türkçe ile yaz herkes anlasın diyorum, millet hatanın duzeltilmesini sağlamak yerine hatayı dile getirene saldırıyor. Bu kitle ile sakın gaza gelip de birşeyler yapmak için öne çıkmayın derim .. ilk yakacaklari kişiler bizzat siz olursunuz.
Arkadaşım genelleme yapma, ne kaliteli insanlar vardır içimizde ama sen yangına körükle gidiyor hala olayı sabote ediyorsun bence, odaklanılması gereken noktadan konuyu saptırıyorsun. Zaten kimse taşın altına eline koymayı istemiyor.

Buradan yazmanın hiç bir çözüme katkı sunmayacağını herkes biliyor ama beyin fırtınası yapıp, içini dökmek isteyen arkadaşlarımız olabilir.

Lütfen kırıcı olmayalım...

Ben de tek çarenin ders sayısının artırılması olduğunu düşünüyorum.
YOS günü kurtarmanın adı olabilir.

Aramızdan her sendika için bir temsilci seçip genel merkezlerine dilekçe yazalım durumumuzla ilgili, bu sendikalar gereken işlemleri yapmazsa topluca istifa ederek kendi sendikamızı kurabiliriz diye düşünüyorum.
 
Bilişim Teknik Eğitimcileri Derneği olarak, bu sorunların tamamının çözümü noktasında gerekli girişimlerde bulunuyor; süreci yakından takip ederek son derece aktif ve kararlı çalışmalar yürütüyoruz. Dernek olarak, tüm bu sorunların çözüme kavuşması için yoğun bir şekilde çalıştığımızı bilmenizi isterim.
 
IMG-20260119-WA0025.webp

Yarın 21.30'da NSosyal'de etkinlik yapacağız. Müsait olan arkadaşlarımızı dersimize sahip çıkmaya bekliyoruz.
 
nsosyal gibi çok ses getiren! bir ortam seçmek iyi fikir.
evet evet devlet büyükleri yerli ve milli sosyal medyada biliyorum. danışmanları bakıp umarım haber verirler.

daha önce twitter vs denedik bizim zümreler onu da beğenmedi. ona da katılmadı. tt olamadık. bunuda ben beğenmedim. %1 lik bir kesimin hesabı vardır nsosyal de, 10000 atamada böteye 15 norm verilmiş. belki üni öğrencileri ve hocalarından destek alınabilinir. bunu daha önceleride yazmıştım. öğrencilerin btr, yos, ders falan haberi yok, hocaları zaten kendi aleminde.

bir kere önce birlik olmak lazım yos kadrosu bekleyenleri falan rüyadan uyandırmak lazım. o da bizde yok.
 
nsosyal gibi çok ses getiren! bir ortam seçmek iyi fikir.
evet evet devlet büyükleri yerli ve milli sosyal medyada biliyorum. danışmanları bakıp umarım haber verirler.

daha önce twitter vs denedik bizim zümreler onu da beğenmedi. ona da katılmadı. tt olamadık. bunuda ben beğenmedim. %1 lik bir kesimin hesabı vardır nsosyal de, 10000 atamada böteye 15 norm verilmiş. belki üni öğrencileri ve hocalarından destek alınabilinir. bunu daha önceleride yazmıştım. öğrencilerin btr, yos, ders falan haberi yok, hocaları zaten kendi aleminde.

bir kere önce birlik olmak lazım yos kadrosu bekleyenleri falan rüyadan uyandırmak lazım. o da bizde yok.
Öğretmenim "bizde yok" deyince birşey değişmiyorki. NSosyal'in ne kadaaaar(?) büyük bir mecra olduğunu bende biliyorum. X'te aylardır her hafta etkinlik yapıyoruz ve gündeme de giriyoruz. Atama bekleyen öğretmenlerden de destek veren var akademisyenlerden de. 20 yıllık atanmış öğretmenlerde... Hiçbirşey yapmayınca birşey değişmiyor. Biz elimizden geleni yapalım. Değişmezse de deriz ki elimizden geleni yaptık. Bazen kapı kapıyı açar. Bakan beyin özel kalemi ve TTK başkanı ile görüşmeler yapacağız bu süreçte. Birçok akademisyen ve sendika ile görüşmeler gerçekleştirdik ve gerçekleştiriyoruz. Sadece NSosyal'de etkinlik yapmakla birşey olmayacak tabiki. Ancak sesimizi ne kadar çok kişiye duyurabilirsek o kadar kar gözüyle bakıyoruz.
Destek veren ve verecek olan tüm öğretmenlerimize teşekkür ederim.
 
Daha ders mi yos mu konusunda bile anlaşamayan bir branş için fazla iyimser tablo çizilmiş. Yıllarca söyledik dilimizde tüy bitti ders varsa sende varsın ders yoksa bir hiçsin dedik. Öğretmenin asli görevi derstir arkadaşlar bunun üzerinden yürüyelim dedik ama dinletemedik. Kolay geldi tatlı geldi bazı arkadaşlara btr olmayacak bir rüyaya kapılıp bunun kadrosunu istediler. Sonuç olarak derste gitti elimizden btr nin hakları da dımdızlak ortada kaldık. Kimseyi suçlayamam hata arayamam ama şunu söylemeliyim bu branş ayağa kalkacaksa bu önce ders saatlerinin artmasıyla olacak. Birde artık kimse kimseyi birşey yapmıyor diye suçlamasın lütfen. Birşey yapanda klavyenin başına oturup 3-4 yere mesaj atıyor bu kadar. Evinden çıkıp valiliğin önüne kadar bile yürüyemediğin bir dönemden geçiyoruz. O 3-5 mesajı herkes atıyor zaten sen demesen bile merak etme. Bu branşta olup mağdur olmayan insan yok çünkü.
rehberlikçilerin dersi mi var keyifleri yerinde isteyeni nöbette tutuyor istemeyeni nöbette tuttmuyor şartları tutanlardan dileyeni dyk kapsamında kurslarda veriyor.
 
Aşağıda yazacaklarımı, aslında, yeni bir başlık altında yazacaktım ama sayın Bilişim öğretmenlerimizin tepkisini çok fazla çekmemek için buraya yazıyorum.
Maalesef ile başlayayım ki gönlümün sizden yana olduğunu anlaşılsın.
Maalesef, Bilişim derslerinin ülkemizde bazı okullar ve bazı meslek liseleri hariç yeri yok.
Bu siyasiler zamanında ülkemiz tamamen üretim modeli sanayidenden çıktı. Ve 23 yılda dünya da pek fazla değişti. Dünya mikro üretim, yapay zeka ve nano teknolojiye kaydı. Tabii ki ağır sanayi devam ediyor, hatta artarak devam ediyor. Alış verişler, dünya çapında iş yapan alış veriş sitelerine kaydı. Veb bunların hiçbir yerinde biz yokuz.
Elektrikli arabalardan tutun, akıllı telefonlara, hatta baskı tekstile kadar Mikro üretimli ürünler; Çin, Tayland, Hindistan hatta son birkaç yılda Mısır'a falan kaydı. Yapay zeka veri merkezleri, ABD, Almanya, İngiltere ve Çin gibi ülkerde yoğunlaştı. Bazı ülkelerde binlerce veri merkezleri var ve kimileri bir şehir sakinleri kadar elektrik ve su tüketebilmekte. Nano teknoloji yeni bir sanayi devrimi idi ve biz bunu bile bile kaçırdık. Artık ülkeler değil nüfusu 50 - 100 milyona giden şehirler bunların üretim hatta tüketim üssü oldular. Şangay, Singapur, Mumbai.. bunların örnekleridir. Bu yeni şehirler nüfus kadar para ve eski tip ağır sanayiyi de kendisine en yüksek cazibeyle çekmektedirler. Ve eski tip de olsa sanayiler her sene yeni bilgisayar, çip ve yapay zeka hatta robotik teknolojiler ile kendini yeniliyor.
Tüm bunlar, yapay zeka dahil hepsi, bilişimcilerin veya onların yetiştirdiği insanların eseri olmaktadır.
Yukarıda saydıklarımdan hangisinde Türkiye ve şehirleri var. Eğitim sistemimiz ideolojik, anti demokratik ve hantaldır. Batı'nın sadece pazarı bile değiliz artık O akıllı telefonları, PC'leri, robotları alacak ne sanayimiz, ne de paralı bireysel tüketicilerimiz kaldı. Tüketici ülkeler kategorisinden bile çıkmak üzereyiz. Bankalar taksit yapamıyor ki o akıllı telefonu alsın millet. Bir bilgisayara ve programlarına her ay bir asgari ücreti kim ödeyip yenileyecek. Ekonomimiz önce fason üretime sonra da Mısır'a taşınmaya itildi.
Bilişimci ne anlatacak ki öğrencilerine. İstiyorsunuz ki, ilkoklul 5 ve 6'lara bilişim ve yapay zeka anlatalım. Türkiye'de bir veri merkezi mi var, bir yapay zeka şirketi mi var? Derste yapay zekanın reklamını yapınca ne oluyor ki. Millet ders saatlerinden ve okulun mesaisinden zaten şikayet. Bu ülkenin neyine bilişim dersi. Sanki ülkede milyonların çalışacağı şirketler, veri merkezleri, programlama sektörü ve nano teknolojili sanayi istihdam modelleri var veya açılması planlanıyor ve biz 5 ve 6'lardan itibaren buna uygun eğitim verelim istiyoruz e mi!
Bu siyasiler, baskı yiyor ki dersi tamamen kapatmıyor. Bu nesile yapay zeka dersini vererek yeni teknoloji ve internetin bu reklamı yapmak, ücretli olduğu sürece chatgp gibi sitelerde ülkemizi birinci kullanıcı yapmaya ve paraları yettikçe son 2-3 model yenilenmiş akıllı telefon almaya sebep olacaktır.
Maalesef böyle.
 
birlik olamıyoruz, benim keyfim yerinde normum var, yan okulda ki sorun yaşıyor umrunda değil kafası oldukça daha da kötüye gidecek. eğitici olan diyor ben okulda değilim,zaten puanları yüksek ve hep en kalabalık okullarda normları,2. kişi olarak gitsen illa ki 2 seneye norma yine düşüyorsun..onlar da kendince kendilerini garantiye almaya çalışıyorlar, acayip bir durum var ve branş değişikliği diye seçenek sunsalar şahsen 1 dk durmam..Okulun hem idarecisi hem öğretmeni hem hizmetlisi hem güvenliği ne olduğumuz belli değil, ve sürekli de sitem, şikayet ve dışlanan grubuz. ve bu durumdan çok sıkıldım.
 
Arkadaşlar, birlik ve beraberlik ancak kurumsal bir çatı altında anlam kazanır ve sürdürülebilir hale gelir. Bunun dışında bireysel ya da dağınık şekilde yapılan çalışmaların yeterince etkili olduğunu söylemek zordur. Bu nedenle bizler şu an bu kurumsal çatının temelini atıyor, geçmişte yapılan yanlışları düzelterek daha güçlü bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz.
 
Sadece bir dönem hep birlikte yos almayıp işlerden elimizi eteğimizi çeksek herşey çözülür. Ya da en azından hiçbir yarışmaya karışmasak bile ses getirir. Ama nasılsa bana uğramadı tuzum kuru diyenler yüzünden olmuyor hocam. Hı ben de mecburen dersi seçmeleri için yos u alıyorum. Zamanında bıraktım baktı ki olmayacak okul idaresi mecbur dersi seçiyor. Ben bu branştan kimsenin gerçekten ses çıkartcağını sanmıyorum. Hiç bir umudum kalmadı. Ne diyeyim bir gün herkese uğradığında göreceğiz.
 
Yetkili sendikaya üye olan bu mesajları atanlar vardır illaki. Allah aşkına 400 bini aşkın öğretmen öğretmenler için hiçbir şey yapmayan bir sendikada ve sebebi çoğunlukla bana bir şey olmasın, işim düşerse yetkili sendika mantığında. Son Seçimden önce ciddi sayıda üye istifa ediyor seçimden sonra geri dönüyor. Sorgulamaktan uzak kendini geliştirmeyen fanatizm kafasında bir öğretmen yığını var. Adamlar ne yapsa haklı ben kızmıyorum. Birlik olalım şu bu lafları tamamen safsatadan ibaret.
 
merkez okulda mısınız ve kaç saat dersiniz var
Kardeşim evimden 35 km uzakta bir okuldayım. 12 senedir günlük 70 km git gel yapıyorum (kendi arabamla gidiş dönüş 80dk. toplu taşıma 3'er vasıtadan min. 3 saat sürüyor). Okulum merkez olsa ne olmasa ne? Sözde 18 saat dersim var bunun 12 saati seçmeli. Yani idare istediği an ipimi çeker. Kaldı ki 12. sene olduğu için de rotasyon geldi. Gelmeseydi bile her sene istememe rağmen evimin olduğu ilçeye boş norm olmadığından tayin olamıyorum. Norm fazlası durumunda resen atanacağım okul belkide bu sefer evime 50 km uzakta olacak oraya da gideriz evellah ama korkarsam semer vuran çok olur. Böteciyim meslekte 24. yılımdayım. Şu ana kadar ilk 4 yıl hariç evimin dibimde hiç bir zaman kadrom olmadı. Yıllarca günde 80 km uzağa gidip geldiğimi bilirim. Toplu hareket edin sadece 1 dönem şu YOS görevini almayın.
 
ilksms
Geri
Üst