Sendika değiştirmeyi düşünüyorum

Kodla Büyü
En kötü sendika sendikasizliktan iyidir... Her sendikanın elbette Dünya görüşü , siyasi bakışı olacaktır. Sendikasizligi övenlerin tamamı sendikaların kazanimlarindan nemalanan tatlı su baliklaridir , çoğu okul idarelerinin karşısında el pençe divan duran, verilen her emri yerine getirenlerdir. Meslek hayatım boyunca 3 sendika değiştirdim , eğer politakalari zamanla benim düşünce yapıma ters düşer hale geliyorsa istifa eder daha uygun bir sendikaya geçerim ama asla sendikasız dolasmam. Haklarını aramaktan aciz insandan eğitimci olmaz ve hak aramanin en etkin yolu sendika üyeliğidir... Eğer bahsedildiği gibi sendikalar işlevsiz , gereksiz ve kötü yapılar olsaydı Türkiye tarihindeki her askeri darbe sonrasinda ilk kapatılan kurumlar sendikalar olmazdı (siyasi partilerden önce sendiklara darbe vurulmuş ve kapatılmıştır) , eğer sendikalar olmasaydı şuan o tatlı su balıkları hala Kenan Evren in memuru olarak takım elbise kiravatla okula gidiyor olacaktı, nöbet tutacak ama parasini alamayacakti ve okul idareleri kopeksiz köyde değneksiz dolacasacakti... Çoğu insan bilmez ama şu kadarını söyleyeyim ki , okullarda en çok mobbing her zaman sendikasizlara uygulanır keza arkası olmayanın gotu de kendine ait değildir (anlayan anlamistir )

Butun bunlara ilave bir de madalyonun diğer yüzü var. Sendikalar başarılı mı? Yüzde 50 başarılı olan da var yüzde 20 başarılı olan da var ama kabul ediyorum ki hiç bir yüzde 80 ve üzerinde bir başarıya sahip değil. Peki kardeşim senin yıllardır oy verdiğin parti yüzde 80 ve üzeri başarı gösterdiği için mi yillardir oy verip savunuyorsun! Peki kardeşim senin tuttuğun takım yüzde 80 ve üzerinde başarı gosterdigi için mi o takımı tutup her maçta kıçını yirtiyorsun! Peki kardeşim sen bir öğretmen olarak yüzde 80 ve üzeri başarılı olduğun için mi her ayın 15 inde tam maaş alıyorsun! Örnekleri çoğaltabiliriz. Bizim memlekette eleştirmek kolaydır , gel sendikada etkin rol al, seni kurum sorumlusu yapalım seni ilçe başkanı yapalım, il başkanı yapalım desen bir tanesini ortada bulamazsin... Çünkü hep şu kafa vardır birileri uğraşsın benim için ve en guzelini yapsın ben de elimden geldiğince eksikleri görüp eleştireyim... Ülkede 30 tane eğitim sendikası var ve bu tatlı su balıklarına göre hepsi çöp hiç biri bir işe yaramaz. Bunlar sanıyor ki sendikalarin elinde bir idari güç var , bir yaptırım gücü var ama bunlar keyfinden kullanmıyor. Kaç tane sendika başkanı ömrünü hapislerde çürüttü geçmişte ve hala hapiste olan sendika başkanları üyeleri vs var. Tabi onlar bunu bilmez çünkü mücadele nedir, başkası için çaba sarf etmek nedir , ötekini düşünmek nedir bilmez. Tatlı su balıkları çamurda da yaşayabilen tek canlıdır çünkü ...
işçi sendikalarını tek gecerim ki işin özünde onlar var bedel odedikleri de yadsınamaz gercek,memur sendikalarını ayrı tutarım bizdeki sendikacılıkları tartışılır...
 
Son düzenleme:
işçi sendikalarını tek gecerim ki işin özünde onlar var bedel odedikleri de yadsınamaz gercek,memur sendikalarını ayrı tutarım bizdeki sendikacılıkları tartışılır...

İşçi sendikası ile memur sendikasini karşılaştırmaniz ve vardiginiz sonuç doğrudur lakin kaçırdığınız şey şu ki, işçi ile memur karşılaştırıldığında hak arama konusunda aralarında dağlar kadar fark vardır. İşçiler greve gittiğinde günlerce soğuk sıcak kar kış demeden mücadele veriyor, sen hangi memuru gördün mücadele veren! 1 Mayıs başta olmak üzere çalışanların kendini gösterdiği , ben de varım dediği zamanlarda sokaklarda kim var? Özetle böyle memura öyle sendika ! Hani meshur atasözü böyle saça öyle tarak......
Tabani mücadeleci olmayanin temsilcisi neden nasıl mücadeleci olsun( işçi sendikaları ile kıyas yaptığınız için söylüyorum), sonuçta sendika temsilcileri de o tabandan çıkıyor
 
15 bin kişi eğitim bir sene üye olmuş. hadi bir kısmı mecburiyetten zorlama ile olsun diğerleri hiç mi görmüyor amaçları ne çok merak ediyorum. gerçekten.
 
15 bin kişi eğitim bir sene üye olmuş. hadi bir kısmı mecburiyetten zorlama ile olsun diğerleri hiç mi görmüyor amaçları ne çok merak ediyorum. gerçekten.
Bence biz toplum olarak her zaman güce yakın olmayı sevmişizdir ve seçmişizdir. Yarın güç el değiştirdiğinde bu sayılardaki değişime inanamayacaksınız.
 
Neden birden çok sendika var ? Bol parçala yönet hiç Şaşmaz.bir an için tek sendika olduğunu ve anlasma olana dek grevde olduklarını düşünün...
Neden birden fazla muhalefet partisi var iki parti olsun biri iktidar diğeri muhalefet! Bu mantığı nasıl geliştiriyorsunuz anlamış değilim. Eğitim sen i kapattin diyelim üyesini hangi sendikaya koyacaksın ? Veya Türk eğitim seni kapattin üyesini nereye koyacaksın! Eğitim Bir sen e alternatif tüm diğer sendikaların birbiriyle alakası var mı? Biri Kürt edebiyatı peşinde, ötekisi Türk edebiyatı, bir başkası Kemalist kafada vs vs... Sen bütün bu adamları tek sendikada nasıl toplayacaksın!!!
 
En çok üyeye sahip ve en çok üye artışı :) Söyleyeceklerimi suç teşkil etmeyecek şekilde ifade edemiyorum.
 
Neden birden fazla muhalefet partisi var iki parti olsun biri iktidar diğeri muhalefet! Bu mantığı nasıl geliştiriyorsunuz anlamış değilim. Eğitim sen i kapattin diyelim üyesini hangi sendikaya koyacaksın ? Veya Türk eğitim seni kapattin üyesini nereye koyacaksın! Eğitim Bir sen e alternatif tüm diğer sendikaların birbiriyle alakası var mı? Biri Kürt edebiyatı peşinde, ötekisi Türk edebiyatı, bir başkası Kemalist kafada vs vs... Sen bütün bu adamları tek sendikada nasıl toplayacaksın!!!
Bunlar sendika siyaset kurumu değil . Temelde hepsinin görevi öğretmen haklarını korumak olmalı. Farklı görüşlerden bir yönetim oluşturursun olur biter. En azından birbirleriyle çatışırken öğretmen için hayırlı kararlar çıkar.
 
Bunlar sendika siyaset kurumu değil . Temelde hepsinin görevi öğretmen haklarını korumak olmalı. Farklı görüşlerden bir yönetim oluşturursun olur biter. En azından birbirleriyle çatışırken öğretmen için hayırlı kararlar çıkar.
20.yy en büyük düşünürlerinden Bernard Russell der ki: "Modern hayat siyasetin ta kendisidir, sadece ölüler apolitiktir"
Şimdi sana sorarım ben bir öğretmen olarak milliyetçi , dinci, Atatürkçü, sosyalist ideolojilerin hepsine karşı biri olarak hangi sendikaya üye olmalıyım? Bunların tamamına karşı olan bir sendika bulduk diyelim ya da icat ettik diyelim, ideolojik temelleri olan bu yapılara karşı kendini muhafaza edebilmek ve onlara cevap verebilmek için sahip olacağı bir doktrin olmak zorunda değil mi? Bu doktrini neye göre belirleyecek "uçan kelebekler , yaralı geyikler felsefesi" ne göre mi😅
Şunu asla unutmayın modern hayatın içinde ideoloji taşımadan hayatı idame ettiremezsin! Şimdi şunu soyleyebilirsin bireyler ideoloji taşıyabilir ama sendikalar taşımasın! İşte buna kahkaha ile gülünür keza sendika veya başka bir sivil toplum kuruluşu birden fazla insanın bir araya geldiği her Topluluk o bireylerin ideolojiisnden ibarettir. Basit bir örnek vereyim, yemekli bir sendika toplantısı yapılacak . Alkollü mi olacak , alkolsüz mu olacak? Namaz saatleri dikkate alınarak mi planlanacak yoksa dikkate alınmayacak mı? Türk bayrağı bulundurulacak mi yoksa bulundurulmayacak mi(bulundurmaktan rahatsız olanlar da var malum)? Müzikler neye gore seçilecek, şarkı mi ilahi mi olacak? Kadın erkek beraber mi oturacak, ayrı mi olacak? .... Sana bin tane ayrıştırıcı durum sayarım sadece bir sendika yemeği konusunda ki bu en basit bir birliktelik etkinliği... Kendinizi kandirmayin, tarafsız sendika diye bir şey olamaz , tarafsız insan diye bir şey olamaz, tarafsız bir modern hayat olamaz. Mesele sendikaların ideolojisi değil , mesele sendikaların ideolojisinr uygun davranmamasi. Sorun tam da burda. Sosyalist im diyen sendika kapitalist in önde gideni , milliyetçiyom diyen sendika liberalin önde gideni, Kemalist im diyen sendika anarsistin önde gideni olduğu için sendikalar işlevsiz. İdeolojilerinde tutarlı olsalar üyelerini peşlerine takarlar bütün hakları da söke Söke alırlar . Ama adam bakıyor diyor ki bunlar mı sosyalist, bunlar mı Kemalist, bunlar mı milliyetçi. Hepsinin Allah belasını versin diyor ve mücadele edilmez bunlarla diyor. Sorunuı iyi analiz ederseniz çözüme ulaşırsınız.
 
20.yy en büyük düşünürlerinden Bernard Russell der ki: "Modern hayat siyasetin ta kendisidir, sadece ölüler apolitiktir"
Şimdi sana sorarım ben bir öğretmen olarak milliyetçi , dinci, Atatürkçü, sosyalist ideolojilerin hepsine karşı biri olarak hangi sendikaya üye olmalıyım? Bunların tamamına karşı olan bir sendika bulduk diyelim ya da icat ettik diyelim, ideolojik temelleri olan bu yapılara karşı kendini muhafaza edebilmek ve onlara cevap verebilmek için sahip olacağı bir doktrin olmak zorunda değil mi? Bu doktrini neye göre belirleyecek "uçan kelebekler , yaralı geyikler felsefesi" ne göre mi😅
Şunu asla unutmayın modern hayatın içinde ideoloji taşımadan hayatı idame ettiremezsin! Şimdi şunu soyleyebilirsin bireyler ideoloji taşıyabilir ama sendikalar taşımasın! İşte buna kahkaha ile gülünür keza sendika veya başka bir sivil toplum kuruluşu birden fazla insanın bir araya geldiği her Topluluk o bireylerin ideolojiisnden ibarettir. Basit bir örnek vereyim, yemekli bir sendika toplantısı yapılacak . Alkollü mi olacak , alkolsüz mu olacak? Namaz saatleri dikkate alınarak mi planlanacak yoksa dikkate alınmayacak mı? Türk bayrağı bulundurulacak mi yoksa bulundurulmayacak mi(bulundurmaktan rahatsız olanlar da var malum)? Müzikler neye gore seçilecek, şarkı mi ilahi mi olacak? Kadın erkek beraber mi oturacak, ayrı mi olacak? .... Sana bin tane ayrıştırıcı durum sayarım sadece bir sendika yemeği konusunda ki bu en basit bir birliktelik etkinliği... Kendinizi kandirmayin, tarafsız sendika diye bir şey olamaz , tarafsız insan diye bir şey olamaz, tarafsız bir modern hayat olamaz. Mesele sendikaların ideolojisi değil , mesele sendikaların ideolojisinr uygun davranmamasi. Sorun tam da burda. Sosyalist im diyen sendika kapitalist in önde gideni , milliyetçiyom diyen sendika liberalin önde gideni, Kemalist im diyen sendika anarsistin önde gideni olduğu için sendikalar işlevsiz. İdeolojilerinde tutarlı olsalar üyelerini peşlerine takarlar bütün hakları da söke Söke alırlar . Ama adam bakıyor diyor ki bunlar mı sosyalist, bunlar mı Kemalist, bunlar mı milliyetçi. Hepsinin Allah belasını versin diyor ve mücadele edilmez bunlarla diyor. Sorunuı iyi analiz ederseniz çözüme ulaşırsınız.
buna ilaveten ekonomik güç de belirleyici,zira kentlerde bu daha cok acıga cıkar.Sermaye modern denilen kulturu tamamiyle sekillendirir.İki ornek;milli manevi sermaye konya ornegi kimilerinin deyimiyle gavur izmir sermayesi işte iki uç ornek...sendikayla bagı ise burjuvazide saklı... ben en azından burjuvazinin milli olması gerektiğini savunanlardanım zira burjuvazi devrimleri destekler niteliktedir her zaman bu sendikalarda da boyledir,konu cok geniş sarosu bilir( https://tr.wikipedia.org/wiki/George_Soros )bazı arkadaslar;bu amerikalı para spekulatoru hem sag hem sol konfederasyonlara zamanında yardım etmiştir hangi niyetle oldugunu ilgililer elbet bir gun acıklarlar tabanlarına! Arkadasım gayet haklı ideoloji olmadan eylem ortaya cıkmaz su da bir gercek ki her ideoloji ozunde iyi bir amaca hizmet ettiği dusunulur içinde tutarlı olarak , ancak uyeleri bu ideolojiyi kotuye kullanır ve ihale ideoloji yada dusunceye kalır...Arkadasımızın bahsettigi bernard russel fikirlerinde bilimsel yöntemi benimser ornek olarak da tarihsel olayları ele alır.zira orneginde; iki dusman toplulugun egitimlerinde karsı toplulugun tarihini ogretmelerini salık verir.Ornek Yunanistanda Turk tarihi okutulsun,Turkiyede Yunan tarihi gibi...Mumkun mu hayır tabiii ki cunkü her toplum siyasetin içindedir arkadasımızın belirttiği gibi...
 
Son düzenleme:
20.yy en büyük düşünürlerinden Bernard Russell der ki: "Modern hayat siyasetin ta kendisidir, sadece ölüler apolitiktir"
Şimdi sana sorarım ben bir öğretmen olarak milliyetçi , dinci, Atatürkçü, sosyalist ideolojilerin hepsine karşı biri olarak hangi sendikaya üye olmalıyım? Bunların tamamına karşı olan bir sendika bulduk diyelim ya da icat ettik diyelim, ideolojik temelleri olan bu yapılara karşı kendini muhafaza edebilmek ve onlara cevap verebilmek için sahip olacağı bir doktrin olmak zorunda değil mi? Bu doktrini neye göre belirleyecek "uçan kelebekler , yaralı geyikler felsefesi" ne göre mi😅
Şunu asla unutmayın modern hayatın içinde ideoloji taşımadan hayatı idame ettiremezsin! Şimdi şunu soyleyebilirsin bireyler ideoloji taşıyabilir ama sendikalar taşımasın! İşte buna kahkaha ile gülünür keza sendika veya başka bir sivil toplum kuruluşu birden fazla insanın bir araya geldiği her Topluluk o bireylerin ideolojiisnden ibarettir. Basit bir örnek vereyim, yemekli bir sendika toplantısı yapılacak . Alkollü mi olacak , alkolsüz mu olacak? Namaz saatleri dikkate alınarak mi planlanacak yoksa dikkate alınmayacak mı? Türk bayrağı bulundurulacak mi yoksa bulundurulmayacak mi(bulundurmaktan rahatsız olanlar da var malum)? Müzikler neye gore seçilecek, şarkı mi ilahi mi olacak? Kadın erkek beraber mi oturacak, ayrı mi olacak? .... Sana bin tane ayrıştırıcı durum sayarım sadece bir sendika yemeği konusunda ki bu en basit bir birliktelik etkinliği... Kendinizi kandirmayin, tarafsız sendika diye bir şey olamaz , tarafsız insan diye bir şey olamaz, tarafsız bir modern hayat olamaz. Mesele sendikaların ideolojisi değil , mesele sendikaların ideolojisinr uygun davranmamasi. Sorun tam da burda. Sosyalist im diyen sendika kapitalist in önde gideni , milliyetçiyom diyen sendika liberalin önde gideni, Kemalist im diyen sendika anarsistin önde gideni olduğu için sendikalar işlevsiz. İdeolojilerinde tutarlı olsalar üyelerini peşlerine takarlar bütün hakları da söke Söke alırlar . Ama adam bakıyor diyor ki bunlar mı sosyalist, bunlar mı Kemalist, bunlar mı milliyetçi. Hepsinin Allah belasını versin diyor ve mücadele edilmez bunlarla diyor. Sorunuı iyi analiz ederseniz çözüme ulaşırsınız.
buna ilaveten ekonomik güç de belirleyici,zira kentlerde bu daha cok acıga cıkar.Sermaye modern denilen kulturu tamamiyle sekillendirir.İki ornek;milli manevi sermaye konya ornegi kimilerinin deyimiyle gavur izmir sermayesi işte iki uç ornek...sendikayla bagı ise burjuvazide saklı... ben en azından burjuvazinin milli olması gerektiğini savunanlardanım zira burjuvazi devrimleri destekler niteliktedir her zaman bu sendikalarda da boyledir,konu cok geniş sarosu bilir( https://tr.wikipedia.org/wiki/George_Soros )bazı arkadaslar;bu amerikalı para spekulatoru hem sag hem sol konfederasyonlara zamanında yardım etmiştir hangi niyetle oldugunu ilgililer elbet bir gun acıklarlar tabanlarına! Arkadasım gayet haklı ideoloji olmadan eylem ortaya cıkmaz su da bir gercek ki her ideoloji ozunde iyi bir amaca hizmet ettiği dusunulur içinde tutarlı olarak , ancak uyeleri bu ideolojiyi kotuye kullanır ve ihale ideoloji yada dusunceye kalır...Arkadasımızın bahsettigi bernard russel fikirlerinde bilimsel yöntemi benimser ornek olarak da tarihsel olayları ele alır.zira orneginde; iki dusman toplulugun egitimlerinde karsı toplulugun tarihini ogretmelerini salık verir.Ornek Yunanistanda Turk tarihi okutulsun,Turkiyede Yunan tarihi gibi...Mumkun mu hayır tabiii ki cunkü her toplum siyasetin içindedir arkadasımızın belirttiği gibi...
bir öğretmenin yaşadığı ekonomik darboğazın, maruz kaldığı mobbingin veya mülakat odalarında gasp edilen emeğinin ideolojisi yoktur. Sorun ne kadar somut, çıplak ve ortaksa; sendikaların bu sorunlar karşısındaki ataleti de o kadar somuttur. Ancak bu noktada sormamız gereken asıl sarsıcı soru şudur: Eğer sahnede sergilenen bu samimiyetsiz tiyatronun aktörleri belliyse, salonu dolduran ve bilet almaya devam eden seyircilerin hiç mi suçu yoktur?
Sosyalist olduğunu iddia edip kapitalizmin çarklarına su taşıyan, milliyetçi veya Kemalist olduğunu söyleyip liyakat katliamlarına göz yuman, muhafazakar olduğunu iddia edip kul hakkı yenirken kafasını çeviren sendikaları hepimiz görüyoruz. Fakat asıl büyük trajedi, bu yapıların riyakarlığı değil
bu riyakarlığı bile bile o sendikaları terk etmeyen, aksine her ay aidatıyla ödüllendiren kitlelenin kendisidir.
Burada hata, kandırılanlarda değil; göz göre göre kandırılmayı ve susmayı bir yaşam stratejisi haline getirenlerdedir.
isanoğlunun en eski ve en ilkel dürtülerinden biri güçlüye dahil olma arzusudur. Ne yazık ki, entelektüel ve ahlaki birer rehber olmasını beklediğimiz öğretmenler bile tabiki hepisini aynı kefeye koymuyorumm bu dürtüden muaf olamamıştır.
Bugün sendika tercihleri, "Benim hakkımı hangisi daha dişe diş savunur?" sorusuna göre değil; "Hangisine üye olursam arkam sağlam olur, okul müdürüyle aram iyi olur, taynim veya görevde yükselmem daha kolay gerçekleşir?" pragmatizmine göre yapılıyor. İnsanlar doğrunun yanında durup yalnız kalmaktansa, gücün yanında durup haksızlığın gölgesinde serinlemeyi tercih ediyorlar. Sendikalar birer hak arama örgütü olmaktan çıkıp, kamuda güç devşirme ve pozisyon kapma acentelerine dönüştüyse, bunun faili o kapıda sıraya giren üyelerdir.
Sizin yaptığınız analiz ve ortaya koydugunuz "güç konformizmi" tespiti üzerinden bakarsakülkedeki tüm öğretmenlerin tek bir sendikada toplanmasının getireceği en büyük avantaj, üyelerin kaçacak hiçbir konforlu limanının kalmaması ve sistemin tüm maskelerinin düşmesidir.
Şu anki sistemde öğretmenler, doğrunun yanında durup risk almak yerine, güce yakın olan sendikalara sığınarak kendilerini garantiye alıyorlar Eğer tek bir sendika olursa, "güç dengesi" diye bir şey kalmaz. Herkes aynı çatı altında olacağı için, sendika yönetimi bir haksızlığa göz yumduğunda ya da hakları sattığında, üyenin Aman istifa edersem diğer güce hedef olurum" ya da "Bırakayım da x sendikası mücadele etsindiye sığınacağı, arkasına saklanacağı bir alternatif kalmaz. İnsanlar konfor alanından çıkıp kendi kaderiyle baş başa kalır. Şu an sendikalar, öğretmenlerin somut sorunlarını (maaş, mülakat, mobbing) çözemediklerinde hemen karşı sendikayı düşmanlaştırıp yapay bir kimlik savaşı başlatıyorlar. Üyeler de bu kayıkçı kavgasının peşine takılıyor. olay budur
 
kime karşı tek sendika?!memur sendikasıysa bahsettiğiniz bu zaten ayrı bir ironi;zira memur bir yandan devleti temsil ederken ki atanmıştır memur diğer taraftan guce yani hukumete karşı gelecektir.içinde iki ayrı dusunce barındırmıyor zira zaten devleti temsil ediyor memur...Sendika, işçilerin ya da işverenlerin ayrı ayrı olmak üzere iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular yönünden çıkarlarını korumak, yeni haklar sağlamak ve onları daha da geliştirmek amacıyla aralarında yasalar uyarınca kurdukları birliktir.Memur sendikalarının zaten burdan da eli zayıftır,grev hakkın yoktur işçi gibi...üretimi durduracak yada başlatacak gucu yoktur zira...Ogretmenler için elimizdeki malzemeden fazlası ne yazıkki yok şu olabilir tutarlı üyeler olabilir sadece...
 
"Dünyanın en eski mesleği kendini satmaktır. Bunu fahişelik ile karıştırmak da bir o kadar eski bir yanılgıdır."
Albert Camus
Bunun adı arkadaş hatrı da olur koltuk sevgisi de. Bunun adı ekders de olur korku da. Bunun adı ilerde başım ağrımasın da olur Fark etmez.
Gerçekten inanarak bir sendikaya üye olanlara selam. Sendikasız olanlara da saygılar. Kendini satanlara hayırlı müşteriler.
 
bir öğretmenin yaşadığı ekonomik darboğazın, maruz kaldığı mobbingin veya mülakat odalarında gasp edilen emeğinin ideolojisi yoktur. Sorun ne kadar somut, çıplak ve ortaksa; sendikaların bu sorunlar karşısındaki ataleti de o kadar somuttur. Ancak bu noktada sormamız gereken asıl sarsıcı soru şudur: Eğer sahnede sergilenen bu samimiyetsiz tiyatronun aktörleri belliyse, salonu dolduran ve bilet almaya devam eden seyircilerin hiç mi suçu yoktur?
Sosyalist olduğunu iddia edip kapitalizmin çarklarına su taşıyan, milliyetçi veya Kemalist olduğunu söyleyip liyakat katliamlarına göz yuman, muhafazakar olduğunu iddia edip kul hakkı yenirken kafasını çeviren sendikaları hepimiz görüyoruz. Fakat asıl büyük trajedi, bu yapıların riyakarlığı değil
bu riyakarlığı bile bile o sendikaları terk etmeyen, aksine her ay aidatıyla ödüllendiren kitlelenin kendisidir.
Burada hata, kandırılanlarda değil; göz göre göre kandırılmayı ve susmayı bir yaşam stratejisi haline getirenlerdedir.
isanoğlunun en eski ve en ilkel dürtülerinden biri güçlüye dahil olma arzusudur. Ne yazık ki, entelektüel ve ahlaki birer rehber olmasını beklediğimiz öğretmenler bile tabiki hepisini aynı kefeye koymuyorumm bu dürtüden muaf olamamıştır.
Bugün sendika tercihleri, "Benim hakkımı hangisi daha dişe diş savunur?" sorusuna göre değil; "Hangisine üye olursam arkam sağlam olur, okul müdürüyle aram iyi olur, taynim veya görevde yükselmem daha kolay gerçekleşir?" pragmatizmine göre yapılıyor. İnsanlar doğrunun yanında durup yalnız kalmaktansa, gücün yanında durup haksızlığın gölgesinde serinlemeyi tercih ediyorlar. Sendikalar birer hak arama örgütü olmaktan çıkıp, kamuda güç devşirme ve pozisyon kapma acentelerine dönüştüyse, bunun faili o kapıda sıraya giren üyelerdir.
Sizin yaptığınız analiz ve ortaya koydugunuz "güç konformizmi" tespiti üzerinden bakarsakülkedeki tüm öğretmenlerin tek bir sendikada toplanmasının getireceği en büyük avantaj, üyelerin kaçacak hiçbir konforlu limanının kalmaması ve sistemin tüm maskelerinin düşmesidir.
Şu anki sistemde öğretmenler, doğrunun yanında durup risk almak yerine, güce yakın olan sendikalara sığınarak kendilerini garantiye alıyorlar Eğer tek bir sendika olursa, "güç dengesi" diye bir şey kalmaz. Herkes aynı çatı altında olacağı için, sendika yönetimi bir haksızlığa göz yumduğunda ya da hakları sattığında, üyenin Aman istifa edersem diğer güce hedef olurum" ya da "Bırakayım da x sendikası mücadele etsindiye sığınacağı, arkasına saklanacağı bir alternatif kalmaz. İnsanlar konfor alanından çıkıp kendi kaderiyle baş başa kalır. Şu an sendikalar, öğretmenlerin somut sorunlarını (maaş, mülakat, mobbing) çözemediklerinde hemen karşı sendikayı düşmanlaştırıp yapay bir kimlik savaşı başlatıyorlar. Üyeler de bu kayıkçı kavgasının peşine takılıyor. olay budur
Tum yazdıklarınizdan çıkardığım tek şey sendikalarin bir ideolojisinin olmadığı hepsinin pragmatist ve makyavelist bir tutum içinde olduğu.. biz de aynı şeyi söyledik zaten. Fakat onlar makyavelist diye biz sendikasız dolaşmak zorunda değiliz, Kabe müşriklerin kontrolundeyken hatta içi putlarla doluyken bile Peygamberimiz medineden Mekke'ye gelip umre yapmıştır, içi putlarla dolu olan kabeyi tavaf etmistir(ta ki Mekke'yi fethedene kadar).. Sendiklari terkedin demek tam de egemenlerin duymak istediği şey ! Yanlış Sisteme karşı gelirken harika şekilde yanlış sisteme hizmet etme gafletinde bulunuyorsun gibi geliyor bana. Yaşınızı bilmem ama bu ülkede 20 sene boyunca koalisyon hükümetleri eleştirildi her kafadan bir ses çıkıyor doğru dürüst iş yapılmıyor diye , sonra tek parti iktidara geldi ve 20 senedir de tek kafadan ses çıkıyor muhalefet yok vs diye şikayet ediliyor😆 hala sorunun kaynagini goremiyorsunuz. Mesele sendikanın çokluğu , ideolojik olması vs değil... Meseleyi yüzlerce yıl önce Peygamberimiz çok güzel özetlemiş aslında "Nasıl yönetilmeye layıksaniz öyle yonetilirsiniz" şimdiki öğretmen profiline bu sendikalardan başkası gitmez! Mikro düzeyde okulda kırk tane fırıldak çeviren , idareyle her türlü çıkar ilişkisi içinde her türlü ahlaksızlığı mubah goren öğretmen kitlesinden, Makro düzeyde ahlaklı , etik , bilimsel sendikalar bekleyemezsiniz. Üç kuruşluk ders programi güzel olsun diye her türlü alcalmayi sergileyen öğretmenin sendikası elbette birdahaki seçimde milletvekili adayı olmak için her türlü ahlaksızlığı sergiler. Sendikalarin sorunu bu! İdeolojik olması, çok sayıda olması vs bunlar işin masalı... Benim itiraz ettiğim konu bu. Öyle saça böyle tarak!
Öğretmen profilimizi gördükçe sendikalardan şikayet etmeyi abes görüyorum ...
 
ilksms
Geri
Üst