Ben okulda beş kuruş etmez, memlekete hiçbir faydası olmayan öğrenciye(bir kısım siz anladınız onu) bişey söyleyemediğim için akşama kadar dişimi sıkıyorum ama eve gittiğimde lise çağındaki oğlumun, eşimin kalbini kırıyorum.Küçücük çocuklarıma tahammülüm kalmıyor. Onların vebalini hangi ücret öder? Her gece vicdan azabı yaşıyorum keşke kızmasaydım kırmasaydım diyorum ama döngü hergün aynen devam ediyor.sanırım ortaokulda görev yapıyorsunuz, şökle sınıfta kalma var, kaç tane okul bunu uyguluyor? eski okulumda (ortaokul) toplantıda bir öğrencinin şök kararıyla sınıf tekrarına karar verildi ama iş resmiyete binince evrakta geçmesini istemedi bazı öğretmenler.Mesajların birçoğunu okuyamadım. Şu anda dersteyim ve kendi adıma yaşadıklarımın karşılığı hiçbir bedelle ölçülemez. Herkesin harcama alışkanlıkları ihtiyaçları farklı olabilir o nedenle bu konuda yorum yapmak yanlış olur. Ben ücretten ziyade kaybolan meslek itibarımı, eski eğitim sistemini istiyorum. Sırf zorunlu olduğu için okulda tutmaya çalıştığım öğrencilerden ve velilerinden gına geldi artık. İlkokuldan sonra eskilerin tabiriyle okumaz denilen öğrenci meslek öğrensin(usta yetişmiyor, çırak bulunmuyor derdine çözüm olur). Böylelikle daha kaliteli ve az mevcutlu sınıflar olacaktır. Bununla birlikte sınıfta kalma, disiplin yaptırımları geri gelmeli. Konuyu çok uzattım kusura bakmayın ama daha çok yazacak şey var maalesef "Konuşsak olmuyor, sussak gönül razı değil."
ChatGPT'nin lafı mıdır, senin lafın mıdır?"Tespitin çok isabetli. Şeytanın tavrı tam olarak Cebriye (insanın iradesini yok sayan) mantığıdır. Şeytan, 'Benim seçimim yoktu, sen beni buna zorladın' diyerek ilk büyük 'mantık hatasını' ve 'kibiri' sergilemiştir. Aslında suç atıcılık ile kadercilik burada birleşiyor: Kendi iradesini inkar ederek ilahi iradeyi suçlamak. Şeytanın yaptığı, kadere iman değil, kaderi bir 'suç ortağı' haline getirme çabasıdır."
Toplumda eleştirilen 'şükürcülük', Kur’an’daki şükür değil; kanaat ile tembelliğin birbirine karıştırılmasıdır. Gerçek şükür, 'Allah bana bu aklı verdi, öyleyse bu aklın şükrü onu sonuna kadar kullanmaktır' demektir. Eğer bir kişi haksızlığa uğradığında 'şükür' diyerek susuyorsa, o nimetin (adalet arama yetisinin) nankörlüğünü yapıyordur. Yani şükür, statükoyu korumak değil, nimeti dinamize etmektir."
Son zamanlarda kendini Alim, cübbeli, evliya peygamber soyundan geldiğini nitelendirenlerin zamları Allah yaptı doları Allah yükseltiyor fiyatları o belirliyor gibi söylemleri de bu şekilde şeytanın elçiliğini yapmaktır.