?HAZİRAN AYI İŞÇİ MAAŞLARIDIR
Temizlik Sürekli İşçi. 22.000TL+5.800TL (27.800TL)
Güvenlik (Lise) Sürekli İşçi 22.500TL + 5.800TL (28.300TL)
Teknik Sertifikalı Sürekli İşçi (Lise) 22.500TL + 5.800TL +2.000TL = (30.300TL)
? AÇIKLAMALAR;
*TEDİYE İKRAMİYE Sürekli İşçi Yıllık + 70.000TL/12Ay=Aylık Ortalama( 5.800TL)
* Sürekli İşçi Sertifika Farkı (Aylık Ortalama 2.000TL.)
Bunlara Temmuz ayında enflasyon farkı da ödenecektir sanırım.
Ama helal olsun adamlara. İşçi sendikaları toplu sözleşmelerde masaya ilk getirdikleri teklifi kabul ettirdiler. Ben öyle hatırlıyorum.
Şunu açıkça söylemek istiyorum ki, asla işçi kardeşlerimizin aldıklarını kıskanıyorum. Helal hoş olsun onlara. Çalışıyorlar hakediyorlar. Allah daha çok versin. Yeri geliyor bir karayolları işçisi kışın, karlı buzlu yollarında tuz kamyonunun üzerinde dondurucu soğukta yollara tuz serperken elleri, yüzleri donuyor. Telekom, elektrik işçileri aynı şekilde çetin kış koşullarında dağ başlarında direklere çıkarak hayati tehlike altında çalışıyorlar. (Şimdi özelleşti bu kurumlar.) Bunların hepsinin farkındayız.
Ayrıca eğitimliyiz diye, ilmimizle de kibirlenmiyoruz. Sadece onlara olan enflasyon bize de varken, biz neden onlardan düşük alıyoruz.
Yıllarca üniversite okuyarak çok ciddi masraflar yaptık, üniversite sınavları, KPSS gibi sınavlarda başarı göstererek milyonlarca insanın içinden hak kazandık ki bu sınavlarda torpil, iltimas, araya adam koyma vs gibi haksızlıklar yapmadık. Yani kendi alın terimizle, bileğimizin gücüyle bulunduğumuz mevkiye geldik. Peki işçi kardeşlerimiz bizim yaptığımız masrafları yaptı mı, bizim geçtiğimiz aşamalardan geçti mi? Tabi ki HAYIR. İyi ama neden biz onlardan düşük alıyoruz.
Ayrıca bizler, Gurbet ellerde kiralarda yaşadık. Bazı meslektaşlarımız, doğu illerinde uzak dağ başı köylerinde zorlu koşullarda çalıştı veya hâlâ çalışıyor.
Peki neden bu kadar üvey evlat muamelesi görüyoruz. Allah şahidimdir ki kimseyi küçümsemiyorum ama temizlik işçisi kardeşlerimiz kadar bile değerimizi yok mu bizim?
Hangi işçiler için doğu görevi, ikinci doğu görevi ve rotasyon var. Bir ilden bir ile taşınmanın derdini ancak yaşayan bilir. O masrafı, zahmeti çekmeyen varsa hiç konuşmasın.
Bu ülkede doğu görevini ifa ederken kaç tane öğretmen, polis, asker şehit oldu. Peki kaç tane işçi doğu görevi yaptı da şehit oldu. Ya da kaç tane işçi gazisi var.
Hangi işçilerin imza yetkisi ya da sorumluluğu var. Varsa memurlara kıyasla kaç tanedir. Hangi işçiler teftiş geçiriyor, müfettişler tarafından denetleniyor. Bilakis, bir işçinin gevşeklik göstermesinin, hata yapmasının hesabı yine memura, amire sorulur. Bir müfettiş gelse işçiyi çağırmaz, o işçiye iş yaptırmıyor ya da işçiyi kontrol edemiyor diye memura ya da amirine kızar. Bizlerden biraz fazla kas gücü harcıyorlar diye bu ayrımcılık niyedir? O kadar eğitim aldık ve bir zahmet o kadar da ayrıcalığımız oluversin.
Onlara maaşlarının yanında ikramiye yemek vb ek yardımlar yapılırken ben bir öğretmen olarak öğretmenevinden indirimli yemek bile yiyemiyorum.
Yahu bir memur, neden hep yoksulluk sınırının altında maaş alır. Bu son zamlarla yoksulluk sınırının yeni değeri açıklansın, göreceksiniz ki o sınırın yarısında maaş alıyor olacağız.
Bu çifte standart muameleler, sürekli olumsuz gidişat, başkasını bilmem ama bana gerçekten çok dokunuyor.
Bunların mantıklı bir açıklaması var mı? Benim aklıma gelmiyor.
Yazacak çok şey var da kime anlatırsın. Aslında herkes anlıyor ama anlamak istiyor mu ya da anlamak işine geliyor mu orası meçhul.