kararsızlık-tutarsızlık-karaktersizlik

Kodla Büyü

bravehard2010

Süper Üye
Süper Üye
Mesajlar
1,007
Özellikle idarecilerin tutumları bana çok tuhaf gelmeye başladı.Bir gün beyaz dediklerine ertesi gün siyah diyebiliyorlar.Bir gün esnek bir gün ciddi.Bu kişiliksizlik karaktersizlikten sıkıldım artık.Birde şu idarecilerde maaşımızı onlar ödüyorlarmuş gibi bir duruş var bu beni çileden çıkartıyor.Tabi her zmanki gibi bazı öğretmenler öz bazıları üvey evlat oluyor .Özelliklede yabancı bir şehirde dışarıdan çalışan olmak farklı birşey ....
Bu tür karakterleri gördükçe meslekten soğuyorum.3 okulda çalıştım hemen hemen hepsinde bir hemşehri ayağı, ya da farklı bir şekilde gruplaşmalar....
Sabah sabah çok sinirlendim.Neyse deyip bitiriyorum yine.....Sizlerde durum nasıl???
 
Allah a şükür kendi memleketinde öğretmen olmak çok büyük avantaj. Okulunu benimsiyorsun, idareni benimsiyor idare de seni benimsiyor, elinden geleni hiç gocunmadan yapıyorsun. Bir nevi aile ortamı oluyor ve sen de ev sahibi oluyorsun. Hani derler ya "her horoz kendi çöplüğünde öter" diye. Ama gurbette iken ne sen okulu benimsiyorsun nede idare ve öğretmenler seni benimsiyor. Çünkü orada emanetsin ve bir gün gideceksin.
 
Yabancı şehir olayına ben katılmıyorum, memlekette de olsanız dışarda da olsanız şansına kalmış...
Kurum var şehire yabancısındır ama kurum ve ortam ailen evin gibidir, kurum var evindesindir ama okula yabancısındır.

Daha önce görev yaptığım farklı iki şehirde de okul müdürü idarecisi gibiydim, okullarımı sahiplenmiştim ilişkilerin hepsi arkadaşlığa dostluğa dayanırdı şimdi memleketteyim, çevremizde şükür geniş ama sahiplenme duygusu yanımdan bile geçmiyor... Şuan sadece işimi yapıyor arkama bakmadan çıkıyorum...

Ben her zaman şöyle düşünürüm, karşımdaki insan amir olur memur olur farketmez, kimse kimsenin patronu değil, her yetkinin bir sınırı, her çalışanında hakları var, arkadaşlık dostluk yoksa resmiyet neyse odur, ister memlekette ister gurbette...
 
sbs seye katkısı olan bir branşta değilsen zaten onların gözünde bir hiçsin :(
 
yabancı şehir olayına katılmıyorum çünkü kendi memleketimde kendi mezun olduğum lisede kendi öğretmenlerimle çalıştım ve hiçde huzurlu değildi hatta en düşük sicil notunu kendi müdürüm vermişti. şans her ortamda yalakalar kazanıyor maalesef idareye karşı gibi gözüküp kendi işine gelince yalakalık yapanlar kazanıyor en sinir olduğumda kişiye göre ders programı yapılması (çocuğu hastadır, kendi hastadır aşırı derecede madurdur ayrı) fakat bunun haricindekiler ben kaç yıldan beri bu okuldayım cart curt ayaklarına yatanlar her neyse ya hep haksızların dünyası
 
Şimdiye kadar bir kez sevk aldım.Haftanın belirli günleri özellikle nöbete denk gelen zamanlarda sabit kişilerce sevk alınır bu hiç görülmez .....Daha bir sürü şey varda .....Derse girmeyeni mi dersin...Bu idarecilerdeki mantıkta tuhaf madem derse girmeyece sin böyle koşullanmışsın neden 12 saat ders yazdırırsın kendine .Bu derslerden hiçbirinede girmezler.....Öğrenciler eve gider hep onalrın desi son saatlere denk geldiğinde...
 
Şans meselesi, nasipden ötesi yok..
Kendi memleketimde, başka memeleketlerde çalıştım. Bazen dışarıdaki daha iyi olabiliyor.
 
memlekette veya uzakta çalışmakla alakası yok. tamamen şans işi. bir karaktersize denk gelirsen işin var demektir.
 
Öğretmenlik mesleğinden geçipte karaktersiz koltuk sevdalılarından tiksiniyorum artık!
 
klebsiella' Alıntı:
Öğretmenlik mesleğinden geçipte karaktersiz koltuk sevdalılarından tiksiniyorum artık!
Bu düşünceden yola çıkarak idareci olmayı düşünüyorum.Yönetilen değil yöneten olmak istiyorum...
 
okulu sahiplendiğin müddetçe sorun çıkmıyor.Kendi okulumda çalışıyorum yaptığım işler önemsenmiyor.Şu anda merkez okula süper bir web sitesi hazırladım inşallah seneye geçici görevle bu okuldayım yeter ki sen düşün üret yap diyorlar
 
memlekette olduğum için idarecileri pek takmıyorum.
Kendimi digital reklam ve matbaalara hazırlıyorum uğraşım okuduğum kitaplar araştırmalarım bu konu üzerine şöyle 6-7 sonra erken emeklilik çıksın 1 dakika düşünmem doğru sevdiğim 2.işe giderim
 
bravehard2010' Alıntı:
...Özellikle idarecilerin tutumları bana çok tuhaf gelmeye başladı.Bir gün beyaz dediklerine ertesi gün siyah diyebiliyorlar...
Hocam burası Türkiye. Hiçbir şey olması gerektiği gibi değil.

Her okul ayrı bir krallık, her idareci mini kral. Çoğu öğretmen de ders programı için, ek ders için idarenin yalakası. Görevini yapmayanın yanına kar kaldığı, görevini yapmayanın işinin görevini yapanın üstüne yıkıldığı birer monarşi okullar.

Gerçi diğer kurumlarda da durumun farklı olduğu zannetmiyorum. Ahlaksızlık her yeri ele geçirmiş. Herşey sözde.

Türkiye'de insan gibi yaşamanın mümkün olduğu konusundaki ümidimi giderek kaybediyorum.
 
pasific' Alıntı:
sbs seye katkısı olan bir branşta değilsen zaten onların gözünde bir hiçsin :(
valla hocam ben katılmıyorum dediklerinize.
Bu iş biraz şans biraz da bizimle alakalı olduğuna inanıyorum.

Ben şu ana kadar 2 okulda görev yaptım ikisinde de aynı durumdaydım.
Bıkmadan, usanmadan derslerimizin neden gerekli olduğunu anlattım.
Sadece anlatmadım, yaptıklarımla gösterdim ne kadar farklı olduğumuzu.
Bunu da başardım diye düşünüyorum.

Müfettiş denetlemelerinde de 80 öğretmen arasında en yüksek notu aldım 2 hafta önce.
Tabi notun bir önemi olmayabilir.
Fakat önemsiz görülen bir dersin neler yapabileceğini göstermeye çalıştım herkese.

Valla kendi adıma konuşuyorum. Ne kadar olumsuzluklar olursa olsun bölümümü seviyorum.
İçimde her zaman heyecan var.
Umarım derslerimiz kaldırılmaz eğer böyle bir şey olursa işte o zaman bir kanadım kırılır.
 
idarecileri öğretmenden yapmasınlar. öğretmen öğretmendir
 
Allah a şükür kendi memleketinde öğretmen olmak çok büyük avantaj. Okulunu benimsiyorsun, idareni benimsiyor idare de seni benimsiyor, elinden geleni hiç gocunmadan yapıyorsun. Bir nevi aile ortamı oluyor ve sen de ev sahibi oluyorsun. Hani derler ya "her horoz kendi çöplüğünde öter" diye. Ama gurbette iken ne sen okulu benimsiyorsun nede idare ve öğretmenler seni benimsiyor. Çünkü orada emanetsin ve bir gün gideceksin.

insanlıkla alakalı diye düşünüyorum bende zira başka memleketteyim ama bahsettiğiniz gibi aile ortamı gibi. tamam idare ile sorunlar olsa da ki sık sık oluyor ama öğretmen ortamı bunu size hissettirmiyor. bence idare ya da öğretmenlerin karakteriyle alakalı birşey. bu tür hemşehrilik olayını doğuda yaşamıştım.
 
Memleketçilik olmayan memleketler veya Türkiye'nin memleketi olmuş memleketler için elbette memleket sorunu olmaz. Bilin bakalım memleketçilik nerelerde olmaz?
 
Bu kendi memleketinde kendi evindesindir yorumuna katılmıyorum arkadaşlar. Ben öğretmenliğe kendi okuduğum ilköğretimde başladım ve 6 ay içerisinde kaçtım diyebilirim. ( Okul müdürü öğretmenler günü yemeğini bir pavyonda vermişti . Abartmıyorum). Sonra ki görev yerim Kastamonu oldu buradaki ortamımı ömrüm boyunca unutmayacağım. Her sendikadan ve görüşten meslektaşlarım vardı birgün siyaset, sendikacı ayrımı yapıldığını görmedim. İlişkiler sıcak ve dürüstlük herşeyden önce geliyordu. Ve şimdi İstanbul dayım burada ise kim kime dum duma...Sorunu önce kendim de ararım ama selamlaşmaktan aciz, işi düşmediği sürece yüzünüze bakmaya tenezzül etmeyen, velisi ve piyasasından başka birşey düşünmeyen meslektaşlarım var. Alışamadım 2 sene oldu. Galiba buradan da yolcuyum :(
 
Geri
Üst