arkadaşalr il merkezinde bir okulda çalışıyorum.Formatörlüğün iptali ile sadece derslerime girip çıkıyor kimseyi takmıyor,çantamı alıp çıkıyordum.bozulan bilgisayara,internete,web sitesine kesinlikle karışmıyor,tenefüslerde rahatça çayımı içiyordum.birşey diyen olursada bakamam dersim var diyordum.fakat bt rehberliğin gelmesiyle bizi tamirci zanneden bazı öğretmenler "artık bozulan bilgisayarlara bakacaksın yani dimi" şeklinde bir sevinme gösterdiler.evet bakıcam,ful ekdersin hakkını vermek gerek,bunun öbür dünyasıda var.Ancak üzüldüğüm şu ki; biz öğretmen değiliz.gidişhatta asla olmıcamızı gösteriyor.okulumda 9 saat dersim var ve dersi dinletmek için yapmadığım kalmıyor.bt rehber öğretmenliği şu an için gerçekten çok iyi bi çözüm.fakat bunun yerine dersin notunu getirselerdi en azından 40 dakka ben bunları nasıl susturacam diye kara kara düşünmezdik.öğrenci "ben bu dersi neden dinleyeyimki?" dediğinde verecek bir cevabımız olurdu.aslında devlete değil,kimseye değil,en çok kendime kızıyorum.yanlış tercih,yanlış seçim....zaman...zaman...keşke....


Bazende krizi fırsata çevirmeyi bilmek lazım belkide. Bana tamirci diyen erkek öğretmenlere dönüp "kadınlar tamirden anlamaz derler güya ama 80 erkek öğretmen varken tamir bana düşüyor sizinle kıyasladığımda kendimi çok zeki ve becerikli görüyorum" diyorum kapak oluyor dahada sesleri çıkmıyor