Arkadaşlar bazı illerde formatörlük zorunlu tutuluyor ve bu konuda bir çok başlık açılıyor. Bu başlık altında zorunluluk durumuna karşı ne yapılabilir, ne yaptınız, ne gibi çözümler getirilebilir fikir alışverişi yapılsın.
Sıkıntısı olan arkadaşlar bir araya gelir, gelirse idare mahkeme için girişimler yaparlar.
_________________ “Söz var gelir geçer söz var deler geçer.”
Kayıt: 18 Ara 2007, 11:56 Mesajlar: 655 Konum: Adıyaman
Biz okulda 2 öğretmeniz. 2 adet bt sınıfı var. Bu yıl ben formatör oldum. Ama gelecek yıl için ikimizde istemiyoruz. Evli çocuklu insanlarız akşam 5'e kadar okulda olmak işlerimizi aksatıyor. Adıyaman ili için bir zorunluluk var mı? Yani illaki ikinizden biri formatör olmak zorunda demeye hakları var mı bize? Yoksa eğer bunu belirtebileciğimiz bir resmi yazı var mı?
Zorunluluk ifadesine karşı istemediğimize dair dilekçe verme hakkımız artık yok.Bu durumda devlet memurları kanununa göre "memurun isteği dışında görevlendirme yapılamaz" maddesine göre hakkımızı aramak kalıyor bize.Bu durumda tek çözüm dava açmak gibi görünüyor.Zorunlu ifadesi olmayan illerde çalışan arkadaşlar; gün gelir sizinde başınıza gelir.Buna göre herkes birlik olursa bir sonuç alınabilir..
ocak ayı için yazı geldi ben de görevi istemediğime dair dilekçeyi müdüre verdim oda itiraz etti gelen yazıdaki ZORUNLU kelimesini gösterdi bana ve buna dayanarak istememe gibi bi seçeneğimin olmadığını söledi meb deki şube müdürüyle de konuştum o da bilişimciler formatör olmak zorunda dedi sonuç alamadım hala istemiyorum ama zorunlu olarak da 2009 ocak-haziran ayı için imza attırıldım!!!!!
hocam bu gün memle tam bir köşe kapmaca oynadık. koskoca ilde tek imza atmayan ben varmışım. diğer arkadaşlara hayret ettim doğrusu. tabi il mem dahil aradılar ve zorunlu imzalamanız gerekiyor dediler. ben şunu anlamıyorum. arkadaşlarım arıyor bırakalım dilekçe verelim görüşelim diye. sonra bir bakıyorum ki herkes benden önce kabul etmiş. yazık yazık. herkes birisi çıksın işi çözsün bende emsal göstereyim diye bekliyor. böyle giderse çok bekleriz daha. sabah müdürle atıştık. neymiş efendim bana ekders veremezmiş. nasıl veremezsin dedim ya. kim ne alıyorsa banada onu vereceksin. o işi hallettim ama.LANET OLSUN Kİ GÖREVLENDİRME ZORUNLU VE TEKRAR GÖREV VERECEKLER.
_________________ FORMATÖRLÜĞE VE BUNUN HERTÜRLÜ TÜREVİNE HAYIR.
bende çok kızgınıım sabah geldim okula müdür yardımcımız hocam sana kötü haberim var dedi. hayırdır dedim zorunluymuş bu formatörlük ilçe mem den aradılar dedi doldurup evrakları götürecekmişsin dedi. sendikacı hocalara sordum zorunlu görevlendirmemi olur diye doldurma istemiyorsan dedi. müdür ile müdür yardımcısıda tabi herkes kendini düşünüyor ilçeden laf gelmesin tekrar diye doldur diyorlar orda sölersin istemediğini diyorlar. daha önce zorunlu olupta doldurmayan varmı? doldurmazsam ne gibi olumsuzluklarla karışılaşabilirim? bana bir yararı yok çünbkü egzersiz yapıyroum haftaiçleri acaba bu durumu kurtarmamın yolu varmı? mesela formatör olduğum halde planımı haftasonu şeklinde düzenlesem ama haftaiçi yapsam sıkıntı olurmu? yada yapmama engel varmı? sabah sabah insanın canını sıkıyorlar ya? 29 saat derse kim girecek şimdi bide ona öğretmen ayarla idare de aslında benim yanımda ama onlarda üstlerinden çekindikleri için sölüyorlar. ne olacak halimiz ya:S
hocam yapacak birşey yok. bende istemediğim halde koskoca ilde tek başıma kaldım. herkes imzalamış.tek başınıza bu işin üstesinden gelemezsiniz.bu işin tek çözüm yolu var oda mahkeme kararı. ama herkes birbirinden bekliyor mahkemeye vermesini. üzülerek söylüyorum büyük ihtimalle formatör olursunuz.
_________________ FORMATÖRLÜĞE VE BUNUN HERTÜRLÜ TÜREVİNE HAYIR.
hocam ben yırttım b u işten:) gittim ilçe mem e görevli memura bu işle kim ilgileniyor görüşebileceğim kişi kim dedim. zorunlu dilekçemi olur dedim adam afalladı hocam kadrolumusunuz bt öğretmenimisiniz tekmisiniz dedi.hepsine evet dedim ozaman gelen yazıya göre zorunlusunuz dedi. ee ozaman dedim görevlendirme yazım otamatik gelsin bana niye zorla dilekçe imzalatıyorsunuz dedim.bursa ilde böyle bişi yok sadece bizim ilçede böyle dedim adam nasıl olmaz dedi il mem i aradı görevli personele sordu.oda isteğe bağlı dedi ve adam dilekçemin altına dilekçemin işleme konulmasını istemiyorum şeklinde yazdırdı imzalattı hocam ben bunu koymam dedi işleme ve böylece kurtulmuş oldum:) darısı başınıza. ama ben son dakkaya kadar beklediğime göre herhalde ilçede bt öğretmeni olupta formatör olmayan tek ben olacam:)
Hocam kimseye zorunlu dilekçe imzalatamazlar. Bu alenen suçtur. Bakan bile olsa dilekçe imzalatamaz. Bu çek senet mafyalığından başka birşey. İnsanları çeşitli şekillerde tehdit ederek, olmadık şeylerle kandırmaya çalışıyorlar. Bu durumu sizin idarecilerinizde biliyor, ama dilekçeyi sizlere imzalattıktan sonra bıyık altından kıs kıs gülüyorlardır. Siz o dilekçeyi imzaladıktan sonra, kendi isteğinizle formatör oluyorsunuz. Eminimki dilekçede kendi isteğimle formatör olmak istiyorum yazıyordur. Başkasının yazdığı, dilekçenin altına imza atmış oluyorsunuz. Ancak sizi zorunlu olarak görevlendirip, size tebliğ etmek için tebliğ/tebellüğ imzası attırabilirler. Burada imza attığınız yazının içeriğinin ne olduğuna iyi bakmalısınız. Diğer taraftan ben herkesin isteyerek kabul ettiğini zannetmiyorum, idareciler ve idarecilerin üst yöneticileri, size eminimki "herkes imzaladı birtek sen kaldın" gibi sözler edeceklerdir. Bunlara kanmayın. İmzalamadığınız zaman hiçbir şey olmaz.
Zorunlu görevlendirme yapamayacakları için yasanın öngürdüğü şekilde değilde, "Formatör olmak istiyorum" gibi bir ifade altına imza attırmaya çalışıyorlar.
Bilişim Teknolojileri Öğretmenlerinin başka bir boyutunu alıntı yaparak buraya koyuyorum.
Alıntı:
Evli her iki öğretmeninde bilgisayar öğretmeni olanların, işleri çok daha zor. Bilgisayar öğretmenlerinin en büyük problemlerinden biri eve iş taşımaları. Okulda kendilerine uygun bir çalışma ortamı olmaması. Bilgisayar Öğretmeninin hızla gelişen bilişim teknolojileri karşısında yeni bir şeyler öğrenmeye çalışması. Okuldaki angarya işler, bitmek bilmeyen, ardı arkası kesilmeyen saçma sapan sorular. Herkesin kendi görevi olan, ama içinde bilgisayar var ise bilgisayar öğretmeninin göreviymiş gibi göstermesi. Yeri gelince bilgisayar öğretmeni fotoğrafçı, yer geliyor bir hizmetli, yeri geliyor memur, yeri geliyor veri hazırlama kontrol işletmeni, yeri geliyor bir müdür yardımcısı vs şekilde kullanılmaya çalışılıyor. Bilgisayar öğretmeninin kendisini yetiştirebilmesi yeterli zamanı yok. Bu zaman darlığı, bilişim alanında her dalda oynamaya çalışması. Ben diyorum ki her zaman herşeyi bilen aslında hiçbirşey bilmeyendir. Yani şunu söylüyorum, bilişim teknolojileri alanında yeni meslek tanımlamalarına ihtiyaç var. Web tasarımcısı ayrı, Donımcısı ayrı, Veritabancısı ayrı, Ağ İşletmeni ayrı olması lazım. İşinin uzmanı olmayandan bana göre doğru düzgün fayda gelmez. Bugün her akşam eve gidince, Flash, Fireworks, Photoshop, Dreamweaver da birşeyler yapmak için uğraşıyorsak annemizi, babamızı, çocuğumuzu, eşimizi ihmal ediyoruz. Bu ihmallerin sonucunda birçok ailede ciddi psikolojik tranvaların oluştuğunu biliyorum. Bu izlenimlerimi, bu meslekte ki eşimden dostumdan görüyorum. En çok sorunları yaşayanlar, her ikiside bilgisayar öğretmeni olan eşler. Öğle psikolojik tranvalarla karşı karşıyalarki, bu tranvalar yaş ilerledikçe, bilişime sürekli kafa patlatanlar için hiç iyi değil. Birde mesai kavramı düşünülecek olursa bu hiçte iyi değil. Diğer taraftan Meslek Liselerindeki Bilgisayar Öğretmenlerinin durumları dahada kötü. Meslek liselerinde günde 10 ders saati var. Buradaki öğretmenin haftada 40 ders saati derse girmesi zorunlu. Birçok meslek lisesinde bilgisayar öğretmenleri haftada 35-40 saat derse giriyor. En ez derse girenler 30 saat civarı derse giriyorlar, onlarda bölüm şefi veya atölye ve lab. şefi. Ama bu görevlerde altında kalkılır gibi değil. Gerçekten ciddi sorumluluklar istiyor.
Bundan başka en fazla hizmet içi eğitimlere çağrılan öğretmenlerde bilgisayar öğretmenleri. Hafta içi akşama kadar okulda ders veren öğretmenlere, iller akşamları ve hafta sonları zorunlu hizmetiçi eğitimler düzenliyorlar. Bu eğitimler mesai saatleri dışında zorunlu olarak düzenlendiği için bilgisayar öğretmeni için ciddi handikap oluşturuyor.
En acı tarafıda şudur ki önümüzdeki ay, Web Tabanlı İçerik Geliştirme Kursu var. Bu kursu verecek kişiler iddaa ediyorum benim kadar bu kursta kullanılan programları bilmiyorlar. Ama ne hikmetse, benim onlara vermem gereken kursu, onlar bana verecekler. Bu nasıl olacaksa. Bu kişiler eğitici formatör ama, bulundukları yerde eğiticilikten başka her işi yapıyorlar. Asıl işleri hizmetiçi eğitimler düzenleyip, bu kurslarda ders vermek olan bu öğretmenler, maalesefki koltuklarını sağlama almak, bulundukları mekana sıkı sıkıya sarılmak için görevleri olmayan, bir şekilde birilerine yaranmak için, üstlerinin bilgisayarlarına tamir etmek, çoluk çocuğunun bilgisayarlarına oyun yüklemek, evlere teknik servislik yapmaya gitmek vs işleri fütursuzca yapıyorlar. Tabi oradaki üstleride bunları bir fırsat bilip, her işi eğiticilere yaptırıyorlar. İşin en ilginç yanı bu kişiler bilgisayar öğretmeni bile değil. Eğiticilik, sınavını geçebilen öğretmenlerde değil. Bir şekilde oralarda görevlendirilmiş, artık oralara kök salmışlar.
İzlenimlerim şunlarki, sınavı kazanmış birçok bilgisayar öğretmeni bu yukarıdaki bahsettiğim durumlardan dolayı görevlerinden istifa edip okullarına geri döndüler. Çünkü eğiticilik işide her köşeye köfteci açılır gibi yine güzel ülkemde birçok kişi tarafında suistimal edildi.
Bilişim Teknolojilerinde çok fazla suistimal var. Bundan dolayıdır ki acilen branşlaşmaya gidilmeli, herkesin uzmanlık alanı belirlenmelidir. Herşeyden anlayan Bilişim Teknolojileri Öğretmeninden hiçbir fayda gelmez.
Nasıl ki bir Türkçe Öğretmeni bugün Edebiyat derslerine girmiyorsa, Edebiyat Öğretmeni de Türkçe Derslerine girmiyor.
Hak verilmez alınır.Okul idarecileri (ki onlar da sizin gibi öğretmen) surat sacaklar diye korkup imza atıyorsunuz, sonra da mız mızlanıyorsunuz. 657 sayılı devlet memurları kanununa göre memurun isteği olmadan böyle bir görevlendirme yapılamaz.Size sadece ve sadece o nedenle bir takım dilekçeler imzalatıyorlar.Şunu söyleyeyim, dilekçeyi imzalarsanız mahkemeye gittiğinizde de haksız çıkarsınız.Zaten bunu soruyorsanız imzanın ne demek olduğunu , hukuksal açıdan taşıdığı önemi bilmiyorsunuz demektir.Velhasıl istemiyorsanız direnç göstereceksiniz başka yolu yok bunun.Direnç göstermenin bedeli vardır, bunu göğüsleyebilecekseniz bu işe girin.Yoksa uğraşmayın.Ama gelecek nesilleri yetiştiren öğretmenlerin böylesine (tabirden dolayı özür dilerim) pısırık, hukuki haklarından bihaber olmalarına üzüldüm. Ne yapacaklar arkadaşlar canınızı mı alacaklar?Öğretmenler olarak lütfen hak aramaktan çekinmeyelim.Haklarınızı bilin ve sahip çıkın.
_________________ Yaratan,rahmetini kahrından üstün saydı, Ne olurdu hâlimiz,gözyaşı olmasaydı
Bu forumu gezen kullanıcılar: crosandpons ve 5 misafir
Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz
Bu site, ismi verilen dosyaların kendilerini barındırmamaktadır ve sorumlulukları kaynaklarına aittir.Hak sahibinin talebi durumunda derhal sitemizden kaldırılacaktır.
Sitede verilen linklerin
yasalara aykırı kullanımı karşısında oluşabilecek hiçbir sorundan sitemiz sorumlu değildir.